Ne Yemeli

Ne Yemeli

Bebeklerde Ek Gıdaya Ne Zaman Geçilir?

bebeklerde ek gıda

Bebekler doğduktan sonra ilk 6 ay boyunca anne sütü ile beslenmelidir. Anne sütü bebeğin ihtiyacı olan tüm besin ögelerini karşılar. 6. aydan sonra bebeklerin hem dış dünya ile tanışmaları hem de ufak ufak beslenme alışkanlığı edinmeleri için ek gıda süreci devreye girer. Bebeklerde ek gıda birçok anne babanın temel konuları arasındadır. Peki bebeklerde ek gıdaya ne zaman geçilebilir? Ek gıdaya geçiş aşamasında dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir? 

Bebeklerde Ek Gıda Geçiş Dönemi

  • Ek gıdaya geçiş süreci bebeklerin sindirim sistemlerini yeni besinlere alıştırabilmesi ve sistemin bu tip besinleri kaldırabilmesi için oldukça önemli bir süreçtir. O yüzden bu süreçte mümkün olduğunca panik yapmamalı ve sabırlı olmalısınız. 
  • Ek gıdaya geçmek bir anda gerçekleşen bir durum değildir. Anne sütünüz hala varsa süt ile beraber her hafta yeni bir besine geçmeli, geçiş aşamasını ortalama 1,5 2 ay gibi bir döneme yaymalısınız. Bebek de bu süre içerisinde ağız şapırdatarak, yiyeceklere uzanarak ek gıdaya istek sinyalleri verir, bu tip sinyalleri de izleyerek bebeğinizin neyi sevip neyi sevmediğini anlayabilirsiniz. 
  • Bebeklerin 6. aydan sonrası öğürme refleksinin zayıflamaya başladığı bir dönemdir. 6. aydan itibaren bebeğinize anne sütü ile birlikte yoğurt, sulu muhallebi gibi besinler vererek geçiş sürecini başlatabilirsiniz. Muhallebi ve yoğurt gibi hafif kıvamlı besinler bebeğinizin yutma duyusunu geliştirir. 
  • Ek gıdaları bebeğinize mutlaka aç olduğunda vermelisiniz. Karnı tokken bebeğiniz ek gıdayı reddedebilir, bu da sürecin uzamasına sebep olur. Ayrıca verdiğiniz her yeni yiyeceği tek olarak vermeli, eğer bir yiyeceği sevmediyse onu yemesi için zorlamamalısınız.
  • Yoğurt ve muhallebi vermeye başlamanızdan 7-10 gün sonra sebze pürelerine geçiş yapabilirsiniz. Patates, havuç, bezelye, brokoli gibi yiyeceklerle sebze püreleri hazırlayarak bebeğinizin daha katı gıdalara geçişini kolaylaştırabilirsiniz. 
  • Yine bir 7-10 gün sonra ilave olarak meyve pürelerine ve daha sonra yumurta, peynir, bebe bisküvisi gibi besinlere geçiş yapabilirsiniz. 
  • Bebeğinize verdiğiniz besinlerin mutlaka taze ve mevsiminde olmasına, iyi yıkanmış olmasına dikkat etmeli, yiyecekleri bebeğinize biberonla değil kaşık ya da bardak yardımıyla vermeye çalışmalısınız.
  • Ek gıdaya geçiş aşamasında bebeğinizi hiçbir şekilde zorlamamalı, neyi yemek isteyip istemediğini ona bırakmalı, besinleri azar azar ve yavaş yavaş olacak şekilde çocuğunuzun önüne koymalısınız. 
Ne Yemeli

Hamilelikte Zararlı Yiyecekler Nelerdir?

hamilelikte-yenmemesi-gereken-yiyecekler

Oldukça hassas bir süreç olan gebelik döneminde, anne adaylarının özellikle beslenme konusuna çok büyük önem vermesi gerekiyor. Bu dönemde anne adaylarının beslenme alışkanlığı tamamen değişir ve bebek odaklı bir beslenme şekli meydana gelir. Hamilelikte zararlı yiyecekler nelerdir? başlığı altında paylaşacağımız bazı besinler, bu süreçte tamamen uzak durulması gereken yiyecekler olacaktır.

Az Pişmiş Et ve Yumurta

Çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilebilen yumurta ve et, hamilelik döneminde kadınların uzak durması gereken başlıca besinler arasında yer alıyor. Yumurta, anne adaylarında salmonella adını verdiğimiz bir bakterinin üremesi ve enfeksiyon meydana gelmesine neden olur. Bunun sonucunda da ishal rahatsızlığı oluşur. Az pişmiş ya da çiğ ette ise yoğun şekilde toksoplazma riski mevcuttur. Ayrıca anne adaylarının salam ve sosis gibi et ürünlerinden de hamilelik sürecinde uzak durması son derece önemlidir.

Kızartma ve Diğer Yağlı Yiyecekler

Cips ve patates kızartması başta olmak üzere tüketilen bütün yağlı ürünler, hamilelik sürecinde yenmemelidir. Yağlı yiyeceklerdeki akrilamid maddesi, aminoasit ve karbonhidratlarla tepkimeye girerek kimyasal reaksiyon oluşturur. Söz konusu durum anne adaylarında sinir sistemine zararlar vermektedir. Bu sebeple hamilelik sürecinde her türlü kızartma ve yağlı besinlerden uzak durmak gerekiyor. Doktorlar bu konuda, tüketeceğiniz ana yemeklerdeki yağ oranının da minimum seviyede kalması gerektiğini tavsiye etmektedir. Ayrıca yağ türü olarak da zeytinyağı ya da mısır yağı tavsiye edilmektedir.

Kabuklu Deniz Ürünleri ve Sakatatlar

Midye ve istiridye gibi kabuklu deniz ürünleri, normal koşullarda insan vücuduna belirgin bir zarar vermeyen ürünlerdir. Ancak hamilelik döneminde bu ürünleri tüketmek, yine salmonella bakterisinin üremesine neden olacaktır. Bu nedenle belirli enfeksiyonların oluşmasını engellemek adına kabuklu deniz ürünlerini tüketmemek gerekiyor. Bakteriye en açık besin grubundan birisi de kokoreç ve beyin gibi sakatat ürünleridir. Bahsettiğimiz bu ürünlerin hamilelik süreci boyunca tüketilmemesi gerekiyor. Zira bu ürünlerin içeriğinde barınan bakteriler, hamile kadınlarda hızlı bir şekilde ürer ve çeşitli enfeksiyonlar meydana getirir.

Ne Yemeli

Doğurganlığı Artıran Yiyecekler Nelerdir?

doğurganlığı artıran yiyecekler

Anne olmak, sağlıklı bir bebek sahibi olmak her kadının hayali. Ancak günümüz olumsuz yaşam koşulları kimi zaman kadınların yumurtalarının sayı ve kalitesinde problemler yaşanmasına sebep olabilir. Beslenme tarzında yapılacak bazı değişiklikler yumurtanın kalitesinin artarak doğurganlığın da beraberinde artmasına yol açar. Peki doğurganlığı artıran yiyecekler nelerdir? Hamile kalmak isteyen kadınlar nasıl beslenmeli?

Doğurganlığı Artıran Yiyecekler

1 . Karaciğer 

Karaciğerin içeriğinde folik asit, B vitamini, demir, inositol ve kolin bulunur. Bu vitamin ve mineraller vücut açısından faydalı olduğu gibi yumurta kalitesi açısından da oldukça önemlidir. Haftada 2 kez karaciğer tüketerek doğurganlık oranınızı artırabilirsiniz.

2 . Balık 

Çok kaliteli bir omega 3 kaynağı olan balık doğurganlık için de faydalı besinler arasında. Omega 3 sayesinde hormonların düzenlenmesine yardımcı olan balık ayrıca rahimdeki kan dolaşımını düzenler ve vajinal akıntıların önüne geçer. Gebelik düşünen kadınlar özellikle uskumru, somon, sardalya, hamsi, alabalık gibi yağ oranı yüksek balık türlerini haftada en az bir kez tüketmelidir.

3 . Sarımsak

Her derde deva sarımsak hormonların düzenlenmesini sağlayarak gebe kalma şansını artırır. Sarımsak ayrıca vücuttaki salgı bezlerini çalıştırır, cinsel organlara kan akışını artırır, yumurtaları serbest radikallerden korur.

4 . Fesleğen

Doğurganlığı artıran besinlerden bir diğeri de fesleğen. Vücuda ferahlık ve zindelik veren fesleğen dolaşım sistemine olumlu etkide bulunarak cinsel isteğin artmasına yardımcı olur. E vitamini, C vitamini, riboflavin, niasin, çinko, fosfor, magnezyum, bakır, manganez, potasyum gibi vitamin ve mineraller açısından zengindir.

5 . Badem 

İyi bir omega 3 kaynağı olan badem aynı zamanda kalsiyum ve magnezyum içerir. İçerisinde bulunan sağlıklı doymamış yağlar kadınlarda doğurganlığı artırdığı gibi erkeklerde de testosteron üretimine destek olur.

6 . Süt ve Süt Ürünleri

Kalsiyum ve protein açısından zengin olan süt ve süt ürünleri yağında bulundurduğu fosfolipidler sayesinde hücresel aktiviyeleri korur, hücre zarını güvende tutar. Özellikle dondurma, kefir, yoğurt gibi ürünler yumurta kalitesinin artmasına yardımcıdır.

7 . Yeşil Yapraklı Sebzeler

Ispanak, roka, brokoli, kale, pancar ve turp yaprakları gibi yeşil yapraklı sebzeler de doğurganlığa olumlu etkisi bulunan besinler arasında yer alır. Bu tip besinler yüksek miktarda folat içerdikleri için vücut üzerinde yumurtlamayı arttırıcı etki yaratır ayrıca erkeklerde spermlerin daha sağlıklı olmasını sağlar .

Ne Yemeli

Hamilelikte Alkol Kullanımı

hamilelikte alkol kullanımı

Hamilelikte hem kendi sağlığınızı hem de bebeğin sağlığını koruyabilmeniz için yaşam biçiminizde bazı değişiklikler yapmanız gerekir. Alkol tüketimi bu değişikliklerden biridir.  Uzmanlar hamileliğe karar verildiği andan itibaren alkol tüketiminden uzak durulmasını önerir. Aksi durumlarda gebelikte alkol tüketimi bebeğin gelişimi ve sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği gibi hamileliği de riske atabilir.

Alkolün Bebek Üzerindeki Etkileri

Alkol hızlı bir şekilde kana karışan içecekler arasındadır. Hamilelikte ise hızla kana karışarak plasentayı geçer ve aynı hızda bebeğin kan dolaşımına karışır. Teratojen bir madde olan alkol bebek üzerinde toksik etki yaratabileceği gibi bebeğin gelişimi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Özellikle hamileliğin erken dönemlerinde alkol almak düşüklere, erken doğuma, bebekte gelişim kusurlarına, sinir sistemi hasarlarına sebep olabilir. 

Hamileliği boyunca her gün düzenli olarak bir iki kadeh alkol alan annelerin bebeklerinde öğrenme bozukluğu, dikkat eksikliği, konuşma güçlüğü ya da hiperaktivite gözlenebilir. Hamilelikte alkol tüketimi ayrıca bebeğin kemik ve kıkırdak hücrelerinin erken ölmesine sebep olabileceği gibi bebekte yüz anomalilerine de yol açabilir. 

Fetal Alkol Sendromu (FAS)

Bebeğin hamilelik boyunca yoğun bir şekilde alkole maruz kalması sonucu görülen belirtiler topluluğuna fetal alkol sendromu denir. Sendromun en belirgin belirtileri yüz defekti ve gelişim geriliğidir. Ayrıca bebekte zeka geriliği ve davranış bozuklukları da gözlenebilir. Fetal alkol sendromu olan bebekler ileri yaşlarında yaşıtlarına göre daha ufak yapılı olabildikleri gibi IQ seviyeleri de daha düşüktür.

Hamilelikte Alkol Tüketilebilir mi?

Tüm uzmanlar tarafından önerilen şey hamilelik boyunca hiçbir şekilde alkol almamak yönündedir. Kimi zaman sosyal çevreniz gerektirdiği için, doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde alkol tüketme isteği duyabilirsiniz. Bu gibi özel zamanlarda sadece bir kadeh şarap , bir küçük bira ya da birkaç yudum şampanya içmek hoş görülebilir ancak bu miktarın üzerinde alkol tüketimi bebek için her zaman risklidir. 

Hiçbir şekilde risk almamak, bebeğinizin vücut ve ruh sağlığını koruyarak sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini sağlamak için en mantıklı yöntem hamile kalmaya karar verdiğiniz andan itibaren alkol tüketimini durdurmak ve emzirme dönemi bitene kadar alkol tüketmemek olmalıdır. 

Ne Yemeli

Hamilelikte Beslenme Önerileri

hamilelikte beslenme

Hayatın her döneminde olduğu gibi hamilelik döneminde de sağlıklı ve dengeli beslenmek oldukça önemli. Annenin daha rahat ve kaliteli bir hamilelik geçirebilmesi ve bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişimini sürdürebilmesi için hamilelikte beslenme programı çok dikkatli bir şekilde hazırlanmalı. 

Hamilelikte Nasıl Beslenmeli?

  • Öncelikle ilk olarak bilinmesi gereken şey bebeğiniz siz kilo aldığınız için büyümez. Gereksiz yemek ve fazla kilo almak bebeğinizden çok sizin kilo almanıza neden olur ve ileride bazı rahatsızlıkların önünü açar. Doktorlar tarafından önerilen hamilelik boyunca alınması gereken ekstra kilo 11 -12 kilo arasıdır. Bu oranda kilo alabileceğiniz bir düzende bir program hazırlamalı, vitamin ve besin ögelerini yeterli miktarlarda almalısınız. Hamilelik boyunca az miktar çok öğün prensibini uygulamalısınız. Öğün sayısını üçten beşe çıkarmak bulantı ve kusmalar ile baş etmeye yardımcı olacağı gibi aynı zamanda sindirimi destekler ve şişkinliği azaltır. 
  • Çiğ ve iyi pişirilmemiş et ve et ürünleri, yumurta, mayonez gibi gıdalardan uzak durmalı, yüksek oranda yağ ve katkı maddesi içeren fast food ürünlerini beslenme programınızdan çıkarmalısınız. Sık sık et, kümes hayvanları ve balık gibi kompleks protein kaynaklarını tüketebilir, bunun yanı sıra süt ve süt ürünleri ile protein takviyesini destekleyebilirsiniz. 
  • Bebeğin beyin ve omurilik gelişiminde önemi büyük olan folik asit takviyesi de gebelikte beslenme üzerine dikkat edilmesi gereken noktalardan biri. Günde 400 mcg olacak şekilde folik asit almak bu dönem için yeterlidir. Folik asidi yeşil yapraklı sebzeler, portakal, çilek, karnabahar, fasulye, fındık gibi besinlerden karşılayabilirsiniz. 
  • Hamilelikte su tüketimine büyük önem vermelisiniz. Yeterli miktarda su içmek vücutta ödem oluşumunu azalttığı gibi erken doğum riskini azaltır, kabızlık gibi sindirim sorunlarını önler. Günde en az 2,5 litre su tüketebilirsiniz. 
  • Yiyecekleri taze olarak tüketmeli, abur cuburdan uzak durmalı ve vücudun bağışıklık sistemini güçlendirebilmek için sık sık C vitamini kaynaklarını tüketmelisiniz. 
  • Bebeğinizin ve sizin kemik gelişimi için süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. 
  • Gebelik şekerini önlemek, hamilelikte sıkça yaşanan sindirim problemlerinin önüne geçebilmek için öğünlerinizde mutlaka lifli besinler bulundurmalısınız. Mercimek, esmer pirinç, brokoli, bezelye gibi besinlerden günlük lif ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. 
Ne Yemeli

Emziren Anneler Nasıl Beslenmeli?

emzirme döneminde beslenmeemzirme döneminde beslenme nasıl olmalı

Hamilelik döneminde olduğu gibi emzirme döneminde de beslenmeye önem vermek hem annenin hem de bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Bu dönemde tüketilen yiyecekler anne sütünü etkileyeceği için annenin beslenmesine her zamankinden daha fazla dikkat etmesi, tercihini anne sütünü artırıcı besinlerden yana kullanması gerekir. Anne sütünün içeriğinde bulunan tüm besin ögeleri bebeğin besin ihtiyaçlarını karşılar. Bu yüzden özellikle ilk 6 ay, bebeğin büyüme ve gelişim aşamalarını sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi için beslenme programınızda bazı değişiklikler yapmanız gerekebilir. 

Emzirme Döneminde Beslenme Nasıl Olmalı? 

  • Emzirme döneminde protein alımı son derece önemlidir. Her gün bir yumurta tüketerek ihtiyacınız olan proteini sağlayabilirsiniz. 
  • Omega 3 anne sütünün kalitesini artırır ve  emzirme sürecinde annenin sağlığını korumasına yardımcı olur. Haftada en az iki kez olacak şekilde mevsim balığı tüketebilirsiniz. 
  • Protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılayabilmek için süt ve süt ürünlerini beslenme programınıza mutlaka dahil etmelisiniz. Her gün en az bir bardak süt, öğle ve akşam yemeklerinde bir porsiyon yoğurt, gün içinde bir bardak kefir içerek hem kalsiyum ihtiyacınızı karşılayabilir hem de sindirim sisteminizi destekleyebilirsiniz. 
  • Emziren annelerin her gün en az fazladan 500 ile 750 kalori arası alması gerekir.  Et, süt, tahıl ve yağ gruplarını dengeli bir şekilde tüketmek size ihtiyacınız olan kaloriyi sağlıklı bir şekilde sağlayacaktır. Vitamin ve mineral yönünden zengin sebze ve meyvelere hemen her öğününüzde yer vermeli, et, tavuk eti, köfte ve hindi eti gibi et çeşitlerini sık sık tüketmelisiniz. 
  • Sarımsak, soğan, brokoli, karnabahar gibi besinler anne sütünün tadını ve kokusunu etkileyebileceği için bebeklerde huzursuzluk ve gaz oluşumu yaratabilir. Bu tip besinleri tükettikten sonra bebeğinizi gözlemleyerek, gerekliyse bu besinleri beslenme programınızdan çıkarabilirsiniz. 
  • Emzirme döneminde alkol ve sigara tüketimi sütünüzü olumsuz etkiler ve bebeğinize zarar verebilir. Bu tip kötü alışkanlıklardan emzirme süreciniz boyunca uzak durmalısınız. 
  • Günde en az 2 , 2.5 litre su tüketmeli, suya ek olarak bol bol çorba, taze sıkılmış meyve suyu içmeli ve kafeinli içeceklerden uzak durmalısınız. 
  • Unlu, yağlı ve şekerli besinleri mümkün olduğunca azaltmalı, salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren besinleri bu dönem içerisinde beslenme programınızdan uzaklaştırmalısınız.