Anne&Bebek

Anne&Bebek

Doğum Kontrol Hapları Nasıl Kullanılır?

Doğum Kontrol Haplarının Kullanımı

Doğum kontrol hapları, tüm dünya genelinde güvenilir bir gebelikten korunma yöntemidir. Her bir hap içerisinde iki adet gebelik önleyici hormonun yer aldığı ve 21 tane hap içeren kutular şeklinde satılan doğum kontrol haplarının kullanımı rastgele olmadığı gibi kullanmadan önce mutlaka doktor onayı almalı, hapların kullanımı esnasında bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Bu yazımızda doğum kontrol hapları nasıl kullanılır ve kullanırken nelere dikkat etmek gerekir gibi konular hakkında bilgi bulabilirsiniz. 

Doğum Kontrol Haplarının Kullanımı

21 tane hapın bulunduğu paketlerde satılan doğum kontrol haplarında, her bir hapın üzerinde haftanın bir günü yazar. Eğer ilaca ilk kez başlıyorsanız, ilacın alınması gereken ilk gün adet kanamasının başladığı gün olmalıdır. Ancak yine de adet kanamasının ilk beş günü içerisinde ilk hap alınsa da etkisinden herhangi bir şey kaybetmez. Haplara hangi gün başladıysanız paketin arkasında yazan gün içerisinde bulunan haptan başlamak ilaç takibinizi kolaylaştıracaktır. Örneğin eğer regliniz Cuma günü başladıysa, paketin arkasında Cuma yazan hapı içerek geri kalan günlerde devam eden sırayı kolayca takip edebilirsiniz. 

Hapları her gün bir tane olmak üzere 21 gün boyunca kullanmanız gerekir. Doğum kontrol haplarının kullanımını her gün hemen hemen aynı saate denk getirecek şekilde organize etmelisiniz. 3 -4 saatlik farklar çok fazla problem oluşturmaz ancak uzun süreli farklar hapın etkisinde olumsuzluk yaratabilir. Hapları aç karnına ya da tok karnına alabilirsiniz ancak kimi bünyelerde aç karnına almak mide bulantısı yaratabileceği için tok karnına almayı tercih edebilirsiniz.

21 günlük kullanım sonucu haplar bittiğinde kullanıma bir haftalık bir ara vermelisiniz. Son hapı almanızdan yaklaşık 3 -4 gün sonra regl kanamanız başlayacaktır. Yeni hapa başlamak için reglinizin bitmesine gerek duymadan, ilacı bıraktığınız günden bir hafta sonra olacak şekilde yeni pakete başlayabilirsiniz. 

Doğum kontrol hapını sadece ilk kez kullandığınızda reglin ilk beş günü içerisinde almalı, kalan süreçlerde paketin bitiminden yedi gün sonra alacağınız şekilde devam etmelisiniz. Bu kullanım reglinizin düzenli bir şekilde 28 günde bir olmasına yardımcı olur ve reglinizi düzenler. Doğum kontrol haplarını bu düzen içerisinde, düzenli olarak gün atlamadan kullandığınızda içerdikleri hormonlar sayesinde yumurtlamayı önleyerek sizi istenmeyen gebeliklerden korur.

Anne&Bebek

Bebekler Ne Zaman Konuşmaya Başlar?

bebekler ne zaman konuşur

Anne babalar için bebeğin doğum anı, ilk adımları ve tabii ki ilk söylediği kelime çok önemlidir. Birçok ebeveyn bebeklerinin bir an önce konuşmasını heyecanla beklese de bebeklerin dış dünya ile kurdukları iletişim tüm gelişim süreçleri gibi kademeli bir şekilde ilerler. Peki bebekler ne zaman konuşmaya başlar? 

Bebeklerde Dil Gelişimi

Doğdukları andan itibaren istek ve ihtiyaçlarını ağlama yolu ile ifade eden bebekler zamanla farklı iletişim yolları geliştirerek isteklerini çevresindekilere belirtir. Ağlama süreci genelde ilk 3 aylık dönemi kapsar. Kendilerini farklı bir şekilde ifade edemedikleri için ağlamayı ve isteklerini bu şekilde dile getirmeyi tercih ederler. İlk 3 aylık dönemin sonunda hareket, konuşma ve mimiklere , etrafta gelişen olaylara, ses ve müziklere tepki vermeye başlarlar. 

4 ve 6. ay arası anlamlı ve anlamsız ses çıkarma süreci başlar. Zaman içerisinde dil, damak ve dudak hareketlerinin de işe dahil olması ile birlikte yalama, emme, çiğneme ve baloncuk çıkarma gibi hareketler bebeğin konuşma sürecine hazırlık yaptığını işaret eder. Artık agulamalara, ba-ba, de-de, me-me gibi temel sesleri çıkarmaya başlarlar. Bu süreç bebeğin kendisini ve ismini tanımaya çalıştığı dönemdir. Anne ve baba bu dönemde bebekle sık sık şarkılı ve sesli oyunlar oynamalı, onunla bol bol konuşmalıdır. 

9 ile 12. ay ise bebeğin artık daha anlamlı sesler çıkardığı, çıkardığı sesleri kontrol edebildiği bir dönemdir. Bebek bu dönemde bay bay, evet, anne, baba, hayır gibi kelimeleri öğrenir, çıkardığı sesleri bir iletişim aracı olarak kullanır. Farklı konuşma seslerini takip ederek, tam cümleler kuramasa bile temel kelimeleri kurmaya çalışır. 

12. aydan sonra ise bebek artık kendisine söylenen şeyleri anlamaya , daha vurgulu ve anlaşılır şeyler söylemeye başlar. “Bunu alır mısın?”, ”Şunu verir misin?” gibi cümlelerini anlar ve sizi takip eder. 19- 24. ay civarı artık bebeğinizin kısıtlı bir kelime haznesi ile kendisini anlatabildiği süreçtir. 2-4 kelimelik cümleler kurabilir, kendisi ile konuşulduğunu fark ederek istek ve ihtiyaçlarını kolayca anlatabilir. 

3 yaş ise bebeğin artık bıcır bıcır konuştuğu dönemdir. Kelime dağarcığı genişlemiş, hem anlaşılır hem de hızlı bir şekilde konuşma süreci başlamıştır. Bu dönemde onu dikkatli ve sabırla dinleyerek, karşılıklı iletişim kurarak dil gelişimini destekleyebilirsiniz, karşılıklı sık sık sohbet ederek onu konuşmaya teşvik edebilirsiniz. 

Anne&Bebek

Bebek Kundak Yapılmalı mıdır?

bebek kundaklamak

Geçmişte annelerimizden, anneannelerimizden gördüğümüz çok eski bir gelenek olarak sürdürülen kundaklama, bebeğin doğduktan sonra gövde ve kemiklerini düz tutabilmesi için bir bezle sarılıp sarmalanmasına denir. Kimi durumlarda bebeğin üşümemesi ve çok fazla hareket edip debelenmemesi için de kundaklama yapılır. 

Kimi kaynaklar kundaklamanın kalça çıkığına eğilim yaratması nedeni ile bebek için zararlı olduğunu ileri sürse de kimileri ise kundaklamanın bebeğin uyku alışkanlıkları için sağlıklı olduğunu ve doğumdan itibaren bebeklerin kundaklanması gerektiğini söylüyor. Bebek kundaklama ile ilgili öne sürülen bu düşünceler haliyle annelerin kafalarını karıştırmış durumda. Peki yenidoğan bebekler kundaklanmalı mı? Kundaklama nasıl yapılmalı? 

Kundaklama Yaparken Dikkat edilmesi Gerekenler Nelerdir? 

Tüm gövdeyi saran sıkı kundaklar kalça çıkığı riskini artırabilir. Ayrıca sıkı kundak bebeğin vücut ısısını gerektiğinden fazla artırabileceği gibi solunumunu kısıtlayarak üst solunum yolları enfeksiyonuna yol açabilir. Tüm bunları önleyebilmek için kundağı gevşek bir şekilde ayarlamalı, bebeğin vücut sıcaklığını sık sık kontrol etmelisiniz.

Kundak olarak kullanacağınız bez ya da battaniyenin terletmeyen, vücudu germeyen doğal malzemelerden yapılmış olmasına dikkat etmelisiniz. Bu aşamada hazır kundak da kullanabilirsiniz. 

Bebek Nasıl Kundaklanır?

Battaniye ya da kundak bezinin üst ucunu üçgen şeklinde olacak şekilde içe doğru katlayın. Bebeğin boynunu battaniyenin ucuna getirin. Bebeğin başı açıkta kalacak şekilde battaniyenin üzerine yerleştirin. Bebeğin bir kolunu gövdesine yapıştırın ve battaniye ile üstünden sarın. Sardığınız ucu bebeğin sırt altına sıkıştırın. Ardından altta kalan ucu bebeğin bacak arasından geçirip kıvrıntının altına sıkıştırın. Son olarak bebeğin diğer kolunu açıkta kalan uç ile sarın ve gövdeden çaprazlayarak sırt altına sıkıştırın. 

Kundaklamanın Faydaları 

  • Kundaklama bebeğin daha rahat uyumasını, uyku esnasında kendi kendisini rahatsız ederek uyanmasını engeller. 
  • Bebeğin güven duygusunu artırır, anne karnı hissi yaratır. 
  • Ani bebek ölümlerini azaltır.
  • Kundaklamanın bebek üzerinde sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkisi vardır. 
  • Bebeğin sinir sistemini geliştirir. 
  • Kundaklama bebeklerin uyku süresini uzatır, daha rahat ve sakin uyumalarına yardımcı olur. Bu durum annenin de bebeğin uyku saatlerinde daha iyi dinlenmesine, bu da yorgunluk ve stresini atarak süt üretimini artırmasına destek olur.
Anne&Bebek

Telaşlı Annelere Öneriler

telasli-anneler-icin-oneriler

Annelik büyük sorumluluk. Anne olunduğunda anne olmadan önceki yaşam tarzı tamamıyla değişir. Annelik dünyanın en keyif verici ve en zor olan işi olabilir. Ev içindeki önceliği bebeğe ayırmak gerektiği gibi bu işi büyük bir şefkat ve özveriyle yapmak gereklidir. Bazı anneler bu sorumluğu yaşarken telaşlanarak ne yapmaları gerektiğini bilmezler. Yazımızda telaşlı annelere öneriler yer alıyor.

Sakin Olun

Tüm annelerin bildiği bir konu olmasına rağmen bebekler ağladığında yine de telaşa kapılınır. Bir bebek ağlıyorsa bunun üç temel nedeni vardır. Karnının aç olması, altına yapmış olması ve uykusunun gelmiş olması. Şayet bebeğinizin uykusu yok, altını ıslatmamış ve karnı da toksa diğer sebepler düşünülür. Bunun için bebeğin kucağa alınması ve ağlamasının sebebinin bulunması gerekir. Bebek ağlaması telaş yapılmasına gerek olmayan bir durumdur.

Çocuğunuzun Hasta Olmasından Korkmayın

Çağımızda çocukların hastalanması için her şart bulunuyor. Bebeklik döneminden başlamak üzere, hazır mama, hazır bez ve oyuncaklar derken çocuğumuzun hasta olmasına zemini biraz da biz hazırlıyoruz. Yediğimiz gıdalara dikkat etmememiz ve bu gıdaları çocuklarımızın da yemesi çocuğumuzun hastalanmasına olanak sağlıyor. Çocuklarda oluşan çocuk hastalıkları her zaman normaldir. Doğrusunu söylemek gerekirse çocuk hastalıklarını zamanında geçiren çocuklar, ileriki yıllarda daha sağlıklı bireylere dönüşürler. Hastalığın şiddetine göre telaşlanmadan, sakin kalmak ve çocukla iletişim içine girerek, hastaneye götürmek en mantıklı olan tercihtir.

Çocuğu Okula Giden Anneler

Çocuğunuz ilkokula başladığı dönemde telaşlanmayın. Bu dönemde “yalnızca benim çocuğum okula gitmiyor” düşüncesine hâkim olursanız, üzerinizdeki telaşı atabilirsiniz. Uzmanların açıklamalarına göre çocuklar, fizik ve biyolojik açıdan yetişkin bireylerden daha rahat tavırlar sergiler. Yetişkin bir birey 39 derece ateşli olduğu dönemlerde yerinden bile kalkamazken, çocuklar hasta olduklarının bilincinde olurlar. Çocukların fiziksel ve sözlü olarak düşünüldüğünde karşısındaki kişi kim olursa olsun yalan söylemeden rahat hareket etmeleri de onların yetişkinlerle olan farkını ortaya koyar.

Anne&Bebek

Bebek Ağladığında Aileler Ne Yapmalı?

bebek-agladiginda-anne-baba-ne-yapmalidir

Bir anne ve baba için bebeğinin sürekli ağlaması dünyanın sonu geldiği anlamını taşır. Bebekler dertlerini veya isteklerini ifade edemediklerinde tek çare ağlayama başvururlar. Herhangi bir sıkıntısı veya hastalığı olmayan bebeğin ağlaması bir şeyi istediğini söylemesidir. Ağlayan bebekleri susturup sakinleştirmek ise ebeveynlere düşmektedir. Bebekler ağladığında aileler ne yapmalı?

Kucağınızın Değerini Yansıtın

Bebekler için ağlama eylemi çok normaldir. İstediklerini veya rahatsızlıklarını ifade etmenin en doğal yolu ağlamalarıdır. Anneler ise bu konuda hemen telaşa kapılarak bazı hamlelerde bulunur. Genellikle anne ve babalar ağlayan bebeği susturmak için sallarlar. Hala susmayan bebek karşısında ebeveynler iyi telaşa kapılıp hemen hastanenin yolunu tutarlar. Aslında yapılacak birkaç yöntem ile bebek kısa sürede sakinleşir. Ağlayan bebek önce kucağa alınır. Anne ve babanın sıcaklığını hisseden çocuk yavaş yavaş susmaya başlar. Hala ağlamaya devam ediyorsa “şşşşştttt” diye hafifçe seslenmek ona uyarı niteliği taşı ve bebek susar.

Sizden Aslında Çok Şey Bekliyorlar

Doğru uygulanan her yöntem bebeğin susmasına yardımcı olmak demektir. Bebeğin karnı acıktığında ağlaması normaldir. Anne bunu bilir ve bebeğini beslerse bebek kısa sürede sakinleşip hemen susacaktır. Altını pisleten bebek yine ağlar. Annenin dikkatli tavırları sonrasında temizlenen bebek altı ona verilecek en önemli armağandır. Ayrıca uykusu gelen bebek yine huysuzlanıp ağlamaya başlar. Bebeğinizi yatağına yatırıp uyutursanız, ortamın sessizliği sizi daha mutlu edecektir.

Bebeklerden Önce Siz Rahat Olun

Bebekler gürültüyü sever. Bu sebepten dolayı evde bir makinenin çalışması onun sakinleşmesine yardımcı olabilir. Sessiz ortamda kalan bebek yalnız olduğu düşündüğü için sürekli ağlar. Bu nedenle elektrik süpürgenizi çalıştırmaktan ve evinizi temizlemekten korkmayın. Çünkü bebeğiniz böyle de sakin kalabilir. Bebeğinizi hafifçe sallayarak dolaştırmanız da onu sakinleştirmeye yetecektir. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan bebek bu yöntemlerle susacaktır. Göz temasınızı kesmeden devam edin. Yanında olduğunuzu hissettirin. Her şeyin başında bebekler ağladığında önce sizin sakin olmanız bu olayı baştan çözen bir davranıştır. Ayrıca bebeklerin ağlamasıyla asla telaşa kapılmayıp gerekenleri sırasıyla uygulayın.

Anne&Bebek

Çalışan Annelere Öneriler

annelere-oneriler

Kadınlar, akademik anlamda eğitimlerini tamamlanmasıyla iş hayatında etkin bir şekilde var olup kariyerlerine ilk adımı atmış olurlar. Kariyerlerine başladıkları veya devam ettikleri bu süreçte kadınlar medeni hâlleri evli ya da bekâr olsun hiç fark etmeksizin hayatta birkaç durumu bir arada götürmeye çalışırlar. Özellikle anne olan kadınların iş hayatında etkin olmalarını annelik vasıflarını yerine getirmelerine engel değildir. Bu durumda anneler çevresinde bulunan tecrübeli kişilerden destek alır ve bu kişilerin tavsiyelerine önem verirler. Tecrübe sahibi kişilerinde çalışan annelere öneriler verirken onların iş hayatını ve kişiliğini dikkate alarak akılcı önerilerde bulunması oldukça önemli ve faydalı olabilir.

Çalışan Anneler ve Ev İşleri

Çalışan kadınların yalnızca iş yaşamı olmadığı gibi bir ev ve aile yaşamı da vardır. Özellikle çocuk sahibi olan kadınlar çocuklarının ve ev halkının sağlığı için temiz bir ev ortamı oluşturmalı ve sağlıklı yiyeceklerle beslenmelidir. Evde anne dışında olan bireylerde ev işleri ve yemek hazırlama gibi herkesin ortak rol üstlenmesi gereken durumlarda çalışan annelere yardımcı olmalıdırlar. Çalışan anneler çocukları eğer temizlik malzemeleriyle temas edecek bir yaşta ve olgunluktaysa çocukla beraber ufak ev işlerini yapmalıdır. Aynı şekilde yemek hazırlarken de çocuğun süsleme yapması veya anneyi izlemesi hem çocuğun ilgi alanını bulmasına hem de el becerilerini gerçekleştirmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca anne ev içindeki işlerini hallederken aynı zamanda çocuğuyla da vakit geçirmiş olacağından çocuk kendisini yalnız ve sevgisiz hissetmemiş olacaktır.

Çocuk İle Yapılabilecek Aktiviteler

Çalışan annelerin çocuklarıyla fazla zaman geçirmesi işleri gereği mümkün olmayabilir. Bu sebeple anne ile başlayıp çocuğun yalnız tamamlayacağı aktiviteler tercih edilebilir. Örnek olarak puzzle yapmak ve kitap okuyup özet çıkarmak çocuğun anneyle başlayıp yalnızda devam edebileceği aktivitelerdir.

Zaman Yönetimi

Eğer çalışan bir anneyseniz hem iş yerinizdeki zamanı hem de gün içerisinde size kalan zamanı etkili kullanmanız faydanıza olacaktır. Her yeni haftaya başlarken iş ve özel hayatınızı programlarsanız zamanınızı etkili bir biçimde yönetebilirsiniz. Böylece hem çocuğunuza hem de kendinize zaman ayırmış olacak ve zamanın kıymetini çocuğunuza da aşılamış olursunuz.

Anne&Bebek

Anne Karnında Bebek Hareketleri Ne Zaman Hissedilmeye Başlar?

anne-karninda-bebek-hareketleri

Anne adaylarının hamilelikleri sırasında en çok merak ettikleri sorulardan biri olan anne karnında bebek hareketleri ne zaman hissedilmeye başlar? sorusunun cevabını sizler için araştırdık. İşte bebek hareketleri ile ilgili tüm detaylar:

Bebeğin Hareketlenmesi

Anne rahminde oluşmaya başlayan bebeğin hareket etmesi 7. haftadan itibaren olur. Ancak bu hareketlenme bebek daha bu ayda fasulye tanesi büyüklüğünde olduğu için anne tarafından hissedilemez. Bunun için bu küçük hareketlerin ultrason yardımı ile gözlemlenmesi gerekir. Anne adayları hamileliğin 16.haftasına girdiyseniz bu ay içerisinde bebeğiniz de oluşan hareketlenmeyi hissedebilirsiniz. Bu hareketlenmeyi hissedemeyen anne adayları, endişe duymanıza gerek yoktur. Çünkü bebeğin hareketlerinin hissedilmesi 24. haftayı bulabilir. Tabi bu sırada bebeğin gelişimi için doktora başvurulmalı ve gerekli kontroller yapılmalıdır.

Bebeğin Hareket Ettiği Nasıl Anlaşılır?

Birçok anne adayı tarafından bebeğin ilk hissedildiği an sadece minik bir kıpırdama şeklinde ifade edilir. Yani öyle filmlerde ya da dizilerde görüldüğü gibi ilk anda büyük tekmeler beklemeyin. Bebek bu kıpırdanmaları sadece elini, kolunu ya da tüm vücudunu kullanarak yapıyor olabilir. Siz bu hareketleri hamilelik ilerledikçe daha farklı şekillerde hissedebilirsiniz. Şunu da unutmamanız gerekiyor: Her bebeğin hareket etme şekli farklıdır ve annenin vücut yapısı veya hareketleri hissedilme şeklini değiştirebilmektedir. Bu ve bu gibi nedenlerden dolayı kendinizi asla başka gebelerle kıyaslama içerisine girmeyin. Bebeğinizin hareketlenmesi ile ilgili sorun olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktora başvurun.

Bebeğin Hareketlerinin Takip Edilmesi

Bebeğinizin hareketleri ile ilgili neler yaşandığını ve bir sorunun olup olmadığını öğrenmek için çeşitli yollar deneyebilirsiniz. Tabi ki bu yöntemler doktorunuza başvurarak uygulayacağınız yöntemlerdir. Mesela, bu anlamda bebeğinizin hareketlerini saymak isteyebilirsiniz. Bu işlemi özellikle bir şeyler atıştırdıktan sonra sol yanınıza dönerek yapın. Sol yanınıza dönerek uzanın ve yaklaşık bir saat boyunca bebeğinizin hareketlerini dinlemeye ve hissetmeye çalışın. Bu bir saat içerisinde bebeğinizde 4-5 hareket hissettiyseniz bir problem yok demektir. Bu işlemi sadece bir gün değil belirli bir süre yapıp bir sorun olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Anne&Bebek

Bebeklerde Kusma Nedeni Ve Tedavisi

bebeklerde-kusma-nedeni

Bebeklerde kusmanın nedeni nedir? Bebeklerde kusma nedeni ve tedavisi nasıldır? gibi sorular sorulmaktadır. Bebeğin beslenme organları yemek borusundan ağzına kadar midenin klinik semptomlarını ifade etmektedir. Bebeklerde kusma çoğunlukla uygun olmayan beslenmedir. Uygun olmayan süt formülü, süt içerken çok fazla hava yutma başlıca nedenlerdir. Bebekler ve küçük çocuklarda yemeklerin sindirimi kolay değildir. Bu yüzden bebekler kusmayla karşılaşabilmektedir.

Bulaşıcı Hastalıklar

Anormal sindirim fonksiyonu sistematik bulaşıcı hastalıklar, üst solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, zatüre, yüksek ateş, bulantı, iştahsızlık, sık sık kusma eşliğinde gözükmektedir. Sindirim sistemi enfeksiyonları hastalıkları gastrit, enterit, dizanteri, apandisit ve diğer hastalıklar, lokal tahrişe bağlı refleks kusmasına neden olabilmektedir. Bu sefer de mide bulantısı, karın ağrısı ishal ve diğer sindirim semptomları da eşlik etmektedir. Zihinsel faktörler bazı çocuklarda, bazı nedenlerden kaynaklanan aşırı zihinsel stres veya anksiyete nedeniyle kusmaya neden olabilir, tekrarlayan kusma bazen zihinsel faktörlerle de ilişkilidir. Gıda zehirlenmesi, zehirli hayvanlar, bitki zehirlenmesi ve ilaçlar, böcek ilacı zehirlenmesi gibi çeşitli zehirlenmeler dahil, neredeyse hepsi kusma semptomlarına sahiptir.

Bebek Kusma Tedavisi

Bebeğin kusması olduğunda, ebeveynler önce bebeğin doğru pozisyonda oturmasına yardım etmelidir. Bebek kusmayı bitirdikten sonra, solunumu açmak ve kötü nefes almaması için solunum yolu açılmalıdır. Bebek çok küçükse, ebeveynler ağzını temizlemeye yardımcı olmak için suyla temizleme yapabilmelidir. Ebeveynler bebeklerine daha fazla su vermelidir. Böylece bebeğin vücut nemi sağlanmalıdır. Ebeveynler bebeğin kusup kusmadığına dikkat etmelidir. Bebeğinize böyle bir durumda çok fazla yemek vermemelisiniz.

Kusmayı Engelleme

Tahriş edici yiyecekleri, özellikle çok soğuk ve baharatlı yiyecekleri vermekten kaçınılmalıdır. Mideyi rahatlatmak için daha fazla sıvı verebilirsiniz. Bebek kustuktan sonra dinlenmeye dikkat etmeli, yoğun aktiviteler yapmamalı, her yere gitmemelidir. Genel olarak, bebeklerde kusma çoğunlukla sindirim sisteminin fonksiyon bozukluğundan kaynaklanır. Emzirirken, anneler, hava girişini önlemek için tüm meme uçlarını bebeğin ağzına koymaya dikkat etmelidir. Bebek süt içerken havayı emerse çok fazla kusabilmektedir. Bebeğin durumu ciddiyse, derhal doktora gidilmelidir. Doktorunuz bebeğinizi kontrol ettikten sonra sizin için gerekli bilgileri verecektir.

Anne&Bebek

Hamilelikte Kasık Ağrısı Sebepleri Nelerdir?

hamilelikte-kasik-agrisi

Kasık ağrısı en çok karşılaşılan hamilelik belirtilerindendir. Hamilelikte kasık ağrısı sebepleri nelerdir? Sorusuna cevap olarak gebelik sebebi ile gerçekleşen hormonal değişikikler ve vücudun anotomisindeki farklılaşmadan dolayı kasık ağrısı oluşur. Hamilelik; östrojen, progesteron ve relaxin gibi hamilelik hormonlarındaki artış sebebi ile, vücutta birçok değişimin yaşandığı bir dönemdir. Bütün bu değişimler gebelikte kasık ağrısına neden olur. Birçok anne adayı, hamileliğin 6 ila 8. hafta olduğunda hafif kasık ağrıları hisseder. Bazı gebeliklerde ise 3. ay civarında civarında rahim büyümesindeki hızlanmaya bağlı olarak değişebilir. Genellikle ilk gebeliklerde kasık ağrıları daha erken aylarda başlar ve daha çok hissedilir. Doğum ile birlikte kasıklardaki ağrı da geçer. Hamilelikle beraber progesteron hormonunun salgılanması bağırsak hareketlerini azaltır. Bağırsak hareketlerinin azalması sonucunda gebe kadınlarda gaz ve kabızlık gibi mide ve bağırsak problemleri daha çok oluşur. Gaz ve kabızlığın sonucunda kasıkta ağrı oluşur. Bunun yanı sıra bebeğin rahim içinde büyümesi de kasık ağrısına neden olur. Hamilelik sırasında çok fazla aynı pozisyonda kalmak kasık ağrılarına neden olur. Bu gibi durumlarda ara ara pozisyon değiştirmek ve bol sıvı tüketmek oldukça önemlidir.

Kasık Ağrısına Neden Olabilecek Tehlikeli Durumlar Nelerdir?

Gebelik zehirlenmesi, idrar yolu enfeksiyonu, erken doğum, miyom, rahim yırtılması, yumurtalık burkulması, apandisit, böbrek taşı, düşük, (kasıklarda kasılma ve kanama olarak belirti veren bebeğin anne karnında ölmesi durumudur)dış gebelik yaşanması (fetüsün rahim dışı herhangi bir yere yerleşmesi ve orada büyümesi) plasentanın erken ayrılması ve kanama, gastrointestinal sistem enfeksiyonları

Gebelikte Kasık Ağrısı Nasıl Geçer?

Ağrı olan bölgeye doktorunuzun onayı ile sıcak su torbası uygulamak ya da sıcak su banyosu yapmak önemli bir ölçüde ağrıyan bölgenizde rahatlama sağlayacaktır. Hamilelik boyunca günde 8 ile 10 su bardağı su içmeye özen gösterin. Bol bol dinlenerek istirahat yapın. Uzun süre aynı pozisyonda kalmak kasık ağrısına neden olacağı için sık sık pozisyon değiştirin. Oturur iken bacaklarınızı yastık ile destekleyin ve hafifçe yüksekte durmasını sağlayın. Kesinlikle ağır şeyler kaldırmayın.