Anne&Bebek

Anne&Bebek

Yeni Doğan Bakımının Püf Noktaları

Yeni Doğan Bakımı

Doğum gerçekleştikten sonra annelerin en temel konularından biri bebek bakımının nasıl yapılacağı. Özellikle ilk bebeğini doğuran anneler, bebeğine nasıl bakması, ne gibi bakımlar uygulaması gerektiği konusunda kaygı ve endişe duyabilir. Bu yazımızda yeni doğan bakımı ile ilgili püf noktalarını, yeni doğan bakımında dikkat edilmesi gereken noktaları bulabilirsiniz. 

 Yeni Doğan Bakımı Nasıl Olmalı?

  • Yeni doğan bebeklerin cildinde mumsu bir tabaka vardır. Bu tabaka yıkandıkça çıkan bir tabakadır. O yüzden bebeğin üzerindeki tabakayı çıkarmaya çalışmamalı, zamanla kendiliğinden çıkmasını beklemelisiniz. 

  • Oda ısısı bebeğin anne karnındaki sıcaklığı hissedebilmesi için önemlidir. Bebeğin dış dünyaya uyum sağlamaya çalıştığı bu dönemde kendini rahat hissedebilmesi ve sağlığını koruyabilmesi için oda sıcaklığını 22 – 24 derece arasında ayarlamanız yeterlidir.
  • Bebekler doğumdan sonra sık sık hıçkırırlar ve hapşırırlar. Bu oldukça doğal bir süreçtir, endişe duymadan hıçkırığın kendiliğinden geçmesini bekleyebilirsiniz. 
  • Yeni doğan bebeklerin meme bölgeleri genelde şiş olur. Bu zamanla geçecek bir şişliktir. Masaj yapmaya ya da farklı yöntemler ile şişliği indirmeye çalışmamalısınız. 
  • Doğumdan sonra bebeğinizin vücudunun boğum boğum olduğunu fark edeceksiniz. Bir süre sonra düzelecek olan bu boğumların arasında sık sık kir birikebilir. Düzenli olarak her gün bu kirleri temizlemek bebeğinizin enfeksiyon kapma riskini ortadan kaldırır. 
  • Bebeğinizin altını cilt sağlığı için sık sık değiştirmelisiniz. Uzun süre bebek bezi ile temas halinde kalan bebeklerde mantar ya da pişik gibi rahatsızlıklar söz konusu olabilir. 
  • Bebeğin üşümesinden korkup kat kat giydirmek yeni doğan bakımında yapılan hatalardan biridir. Bu hata bebeğin ısınmasından çok terleyip hasta olmasına yol açar. Uygun oda sıcaklığını sağladıktan sonra bebeği sadece korunacağı kadar giydirmeniz yeterlidir. Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini burun ve ense bölgesinden anlayabilirsiniz. Eğer bu bölgeler soğuksa bebeğiniz üşüyor demektir.
  • Yeni doğan bebeklerin çamaşırlarını egzama ve pişik gibi rahatsızlıkların önüne geçebilmek için bebeklere özel sabunları ya da özel bebek deterjanları ile yıkamalısınız. 
  • Bebeklerin göbek kordonu genellikle 7 -10 gün arasında düşer. Bu süre içerisinde bebeğin göbek kordonu bölgesini kuru ve temiz tutmalı, herhangi bir eczaneden satın alabileceğiniz göbek bağı bakım seti ile düzenli olarak bakım yapmalısınız.
Anne&Bebek

Babalık Depresyonu İle Başa Çıkma Yöntemleri

babalık depresyonu

Doğum sonrası depresyonu yeni doğum yapmış annelerde sıkça görülen bir durumdur. Hamilelikten kaynaklı hormonlarda yaşanan dalgalanmalar ve yeni bir hayat annede lohusa döneminde depresyona sebep olabilir. Daha çok annelerde görüldüğü düşünülen doğum sonrası depresyonu kimi zaman babalarda da meydana gelebilir. Babalık depresyonu adı verilen bu durum genellikle doğum sonrası 3-6. aylarda yaşanır. 

Babalık Depresyonu Sebepleri

Babalık depresyonuna genellikle stres ve uyku sebep olur. Eş ile yaşanan anlaşmazlıklar, bebek ile birlikte gelen sorumluluk hissi, bebeğin getirdiği maddi yükler de babalık depresyonuna yol açabilir. Babalık depresyonu daha çok uyku problemi ya da hormonal bir rahatsızlığı bulunan kişilerde ortaya çıkar. Ayrıca geçmişinde depresyon öyküsü olan, kendi anne babası ile ilişkisinde problem olan, eşi ile arasında sorunları olan, çevresinden sosyal destek almayan, ekonomik problemleri bulunan kişiler de risk alanı içerisindedir. 

Babalık Depresyonu Belirtileri

  • Uyku problemleri
  • Sürekli endişeli ve kaygılı ruh hali
  • İştahta azalma
  • Cinsel isteksizlik
  • İş performansının azalması
  • Vücudun farklı bölgelerinde sebepsiz ağrıların yaşanması
  • Yorgunluk ve halsizlik hissi
  • Sosyal aktivitelerde azalma

Babalık Depresyonu ile Başa Çıkmanın Yolları

Babalık içgüdü ile gelen bir şey değildir. Sonradan öğrenilir. Bunu baştan kabul ederek istekli ve sabırlı olmak babalığa hazırlık aşamasında uygulanması gereken ilk şeydir. Eşlerin birbirleri ile sık sık konuşarak birbirlerini anlamaya çalışması iletişimden kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçer. Doğum öncesi babayı da işin içine dahil edecek destek ve eğitim programları almak babayı da hamilelik ve doğum sürecine hazırlar. Bu tip aktiviteler babanın da bu sürecin bir parçası olduğunu hissettirir. Tüm bunların dışında doğum sonrası babanın tıpkı anne gibi ücretli ya da ücretsiz izin alması ve bu dönemi bebeği ile geçirmesi bebek baba bağının artmasına ve ilişkilerin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilir. 

Tüm önlemlere rağmen babalık depresyonu eğer ortadan kalkmıyorsa tıbbi yardım almak gerekebilir. Ciddiye alınmayan depresyon vakaları evliliğe zarar verebildiği gibi sonu boşanma gibi kötü sonuçlara kadar ulaşabilir. Bu yüzden bir uzmana danışarak tedavi görmek sürecin çok daha rahat atlatılmasında yardımcı olacaktır.

Anne&Bebek

Bebeklere Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Verilir?

bebeklerde tuvalet eğitimi nasıl verilir

Tuvalet eğitimi, çocuk büyütme aşamasında annelerin en zorlandıkları konulardan biri. Ne kadar erken başlamalı, nasıl bir eğitim vermeli, çocuk henüz buna hazır mı gibi sorular akılları oldukça karıştırıyor. Çocuğun biyolojik ve duygusal açıdan hazır olduğu dönemi yakalamak ve doğru bir eğitim verebilmek her ne kadar zor gibi görünse de bazı ipuçlarını uygulayarak çocuklarda tuvalet eğitimi konusunu basit bir şekilde çözebilirsiniz. 

Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Verilir?

  • Bebeklere tuvalet eğitimi verebilmek için en ideal dönem 15 ve 18. aylar arasıdır. Bu dönemde çocukların idrar torbalarının gelişimi başlar. Yaş aralıkları her çocuk için farklılık gösterse de genellikle çocuğun psikolojik ve biyolojik açıdan hazır olduğu dönem 15 ve 18. aylar arasıdır. 
  • Çocuklara tuvalet eğitimi verebilmek için öncelikle bir hazırlık sürecinden geçilmelidir. Bu süre içerisinde bir lazımlık edinmeli, lazımlığı çocuğunuzun rahatça görebileceği bir yere koymalısınız. Çocukların tuvalet eğitimine lazımlık ile başlaması kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar. Lazımlığı oyun odası gibi çocuğunuzun bulunmaktan keyif aldığı ve sürekli görebileceği bir noktaya koyabilirsiniz. Bu sayede eğitimi korkutucu olmaktan çıkıp bir oyun sürecine çevirebilirsiniz. 
  • Çocuğunuza sık sık lazımlığın sadece ona özel ve ona ait olduğunu söylemeli, sifon, çiş, kaka gibi terimler hakkında konuşarak onu bilgilendirmelisiniz. 
  • Çocuklarda tuvalet eğitiminde en önemli konu sizin tavırlarınız. Çocuğunuzu hiçbir şekilde zorlamamalı, hata yaptığında kızmamalı aksine onu sık sık eğitim süreci ile ilgili övmeli ve cesaretlendirmelisiniz. Sizin eğitim sürecinde neşeli olmanız onu da keyiflendirir ve süreci daha rahat bir şekilde geçirmesine yardımcı olur. 
  • Tuvalete gittiğinizde çocuğunuzu da yanınızda götürebilir, hatta lazımlığı banyoda ise aynı anda lazımlığa oturmasına izin verebilirsiniz. Bu sayede sizi örnek alıp bunu rutine döndürmesine destek olabilirsiniz. 
  • Bebek bezini bir kez çıkardıktan sonra bir daha takmamalısınız.
  • Çocuğunuza tuvaleti geldiğinde kolayca çıkarabileceği  kıyafetler seçmelisiniz. Çocuk tuvaletini tutmayı öğrenene kadar çişi ya da kakası geldiğinde üstündekilerin kolayca çıkarılabilir olması önemlidir.
  • Aceleci davranmamalısınız. Tuvalet eğitimi süreci her çocukta farklı ilerleyebilir. Kimi çocuklar tuvalete kolayca alışabildiği gibi kimilerinde süreç daha uzun sürebilir. Sakin, sabırlı ve pozitif olmaya çalışmalısınız. 
Anne&Bebek

Her Yaş Çocuk Grubuna Yönelik Aktivite Önerileri

cocuk-grubuna-yonelik-aktivite-onerileri

Çocuğunuzla birlikte vakit geçirmeniz çocuğunuzun gelişimi için oldukça önemli. Ebeveynlerin evde çocukları ile kaliteli vakit geçirmeleri gereklidir. Ebeveynler birden fazla çocuğa sahiplerse tüm çocuklarının katılabileceği aktivite bulma konusunda zorlanmaktadırlar. Bu durumda her yaş çocuk grubuna yönelik aktivite önerileri edinmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Her yaş grubu çocuk için evde yapılacak farklı aktiviteler mevcuttur. Aynı zamanda bu aktiviteleri tek bir çocukla yapabileceğiniz gibi birden fazla çocuğunuz varsa hep beraber de yapabilirsiniz. Ayrıca bahsedeceğimiz aktiviteler her evde yapılabilecek ve ekstra maliyet gerektirmeyen aktivitelerdir. Ebeveynlerin çocukları ile kaliteli vakit geçirmelerine olanak sağlayacak aktivite önerilerimizi şu şekilde sıralayabiliriz.

Her Yaş Çocuk Grubuna Yönelik Mutfak Aktiviteleri

Çocuklar mutfakta zaman geçirmekten hoşlanmaktadır. Mutfakta geçirilecek zaman onlar için hem öğretici hem de eğlenceli olacaktır. Çocuğunuzla kek, puding, pasta ya da kurabiye yapabilirsiniz. Onların kek çırpmasına, meyve salatası yapmasına, puding karıştırmasına, kurabiyeye şekil vermesine veya pasta süslemesine izin verebilirsiniz. Yapacağınız bu aktiviteler onların motor gelişimleri için oldukça faydalı olacaktır. Çocuklarınızın bu aktiviteler sayesinde çok eğlendiklerini göreceksiniz. Ayrıca bu aktiviteler her yaştaki çocukların ilgisini çekecek aktivitelerdir.

Her Yaş Çocuk İçin Resim Yapma Aktiviteleri

Her yaştaki çocuğa uygun bir diğer aktivite resim yapmaktır. Çocuğunuzla resim yapabilirsiniz. Renkli boya kalemleri, sulu boyalar onların ilgisini çekecektir. Ayrıca resim aktiviteleri onların hayal güçlerini de geliştirecek aktivitelerdir. Resim aktivitesini bir koliden araba ya da ev yaparak daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Yaptığınız ev ya da arabayı çocuğunuzun boyamasını isteyebilirsiniz. Bu aktivite onlar için oldukça ilgi çekici ve eğlenceli olacaktır.

Her Yaş Çocuk İçin Kukla Yapma ve Oynatma Aktiviteleri

Kuklalar her yaştaki çocuğun ilgisini çeken oyuncaklardır. Çocuğunuzla birlikte plastik tabaklardan, renkli çoraplardan, havlulardan ya da kaşıklardan renkli kuklalar yapabilirsiniz. Birlikte kukla yapmak onlar için de ilginç ve eğlenceli olacaktır. Kuklalarınız için birlikte isim bulabilirsiniz. Daha sonra kanepe ya da koltuğun arkasına saklanarak kuklanızı konuşturabilirsiniz. Bu aktivite onların zihinsel, motor ve dil becerilerini geliştirecektir. Aynı zamanda hayal güçlerini geliştirmeleri için de oldukça faydalı olacaktır.

Anne&Bebek

Kardeş Geleceğini Söylemenin Yolları

cocugunuza-kardes-gelecegi-nasil-soylenir

Çocuğunuzla yeni bir kardeşi olacağı hakkında konuşma yapmanız gerekiyorsa bu konuda oldukça dikkatli davranmalısınız. Anlatım tarzınız ve kullanacağınız cümleler çocuğunuzun kardeşini kabullenmesi ve psikolojisinin zarar görmemesi için oldukça önemlidir. Bu konuda nasıl davranmanız gerektiğini bilmelisiniz. Yapacağınız hatalı konuşmalar ya da davranışlar çocuğunuzun duygusal açıdan yara almasına sebep olabilir. Bu nedenle kardeş geleceğini söylemenin yolları konusunda mutlaka destek almalısınız.

Çocuğunuza Kardeş Geleceği Konusunda Nasıl Açıklama Yapmalısınız?

Çocuğunuzun yeni bir kardeşi olacağını ona açıklarken dikkatli davranmanız ve aşağıdaki önerilere dikkat etmeniz bu dönemi sorunsuz atlatmanız için faydalı olacaktır.

1. Çocuğunuza kardeş haberi verirken onun mutlu olduğu bir zamanı yakalayın.

2. Somut kelimeler kullanarak açıklamanızı yapın.

3. Yumuşak bir ses tonu ile anlatın.

5. Aile üyeleri bir aradayken bu açıklamayı yapmanız çocuğunuza güven duygusu verecektir.

6. Açıklama yaparken çocuğunuzun bu konuda yaşadığınız sevincinizi ve heyecanınızı görmesi onu mutlu edecektir.

7. Çocuğunuza kardeşinin onun için yeni bir arkadaş olacağını belirtin.

8. Hamileliğiniz ilk anlarında bu bilgiyi çocuğunuzla paylaşmanız çok doğru bir karar olmayabilir. Çünkü bu süreç uzun bir süreçtir ve çocuğunuz sabırsız davranabilir. Bu sebeple karnınızın belirginleşmesine yakın bir zamanda söyleyebilirsiniz.

9. Kardeşi ile ilgili soracağı soruları sabırla karşılayın ve açıklamalar yapın.

10. Kardeşinin geleceğini ona ilk olarak siz haber vermelisiniz.

Kardeş Konusunu Açıklarken Hangi Cümleleri Kullanmalısınız?

Çocuğunuza kardeşini açıklarken çok basit cümleler kurmalısınız. Örneğin ”Karnımda minicik bir bebek var ve o senin kardeşin.” ya da ”Ailemize bir bebek geliyor.” gibi basit ve samimi cümleler ile anlatmalısınız. Çocuğunuzun vereceği her türlü tepkiye karşı hazırlıklı olmalısınız. Onlara sabırla yaklaşmalısınız. Kullanacağınız cümleleri çocuğunuzun yaşına uygun seçmeye özen göstermelisiniz.

Çocuğunuza Hayatında Oluşacak Değişiklikler Nasıl Anlatılmalı?

Kardeşi olduğunda her çocuğun hayatında mutlaka değişiklikler olacaktır. Kardeşinin de kendine ait oyuncakları, giysileri ve odası olacağını mutlaka anlatın. Yaşayacağı değişikliklerin olumlu şeyler olacağı ve hayatlarının yeni gelecek kardeş ile birlikte daha güzel bir hale geleceğinizi mutlaka anlatın.

Anne&Bebek

Bebeğinizi Neden Evcil Hayvan İle Büyütmelisiniz?

bebekler-ve-evcil-hayvanlar

Küçük bebeği olan ebeveynler, çoğu zaman evcil hayvanlarla çocukların aynı evde yaşayamayacağı düşüncesine kapılıyor. Oysaki hayvanlar ve çocuklar, aynı evde büyüyebilir, hatta pek çok uzmana göre büyümelidir. Araştırmalar bizlere, hayvanlarla büyüyen çocukların gelişiminin, hayvanlarla büyümeyen çocuklara oranla daha farklı olduğunu gösteriyor. Peki, bebeğinizi neden evcil hayvan ile büyütmelisiniz?

Bebekli Evde Evcil Hayvanlar

Evde bir hayvan besleyebilmek, çocuğa kendini sorumluluk sahibi hissettirir. Belli bir yaştan sonra çocuklar hayvanların bakımlarındaki ufak tefek görevleri üstlenebilir. Ancak minik bir bebeğiniz var ve ne yapacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Bu noktada, hayvanlarla bebeklerin kendilerine özgü bir iletişim kurdukları ve birbirlerinin dostu oldukları söylenebilir. Çocuklar, yetişkinlerin dışında hayvanlardan da pek çok önemli şey öğrenebilmektedir. Psikologlar, aynı evin içinde yaşayan bebeklerle hayvanların güçlü bir iletişim kurduğunu vurgulamaktadır. Çocuğun ilerleyen yaşlarında da bu güçlü iletişim, arkadaşlığa dönüşecektir.

Bebekler ve Evcil Hayvanlar

Araştırmacılar, evlerde barınan köpek ya da kedilerin bebeklerle iletişime geçtiğinin üzerinde duruyor. Mızmızlanan, ağlayan ve huzursuzluk yaşayan bebekler; hayvanlarla bir araya geldiği zaman rahatlıyor. Bebeklerin öğrenme, gelişim ve dil becerilerinde de hayvanların oldukça büyük oranda etkisi bulunuyor. Hayvanlarla büyüyen bebeklerin, çocukluk dönemimde özgüvenlerinin ve kişisel saygılarının daha güçlü olduğu da yapılan araştırmalarla ortaya konuyor. Minik bir bebeği olan anne babalar evcil bir hayvan almaya karar verirlerse; öncelikli olarak yaşam biçimlerini gözden geçirmeliler. Aynı zamanda oldukça sadık olan bu hayvanlar, siz başka bir odadayken bebeğinizin tehlikeli bir anında size haber verici davranışlarda bulunurlar.

Bebeklerin ve Hayvanların Dostluğu

Bebeklerin ve hayvanların arkadaşlığı olağanüstü bir gelişimi beraberinde getiriyor olsa da, bebeğinizin herhangi bir alerjik durumu olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Evinize ve yaşam biçiminize uygun olan hayvanları seçmelisiniz. En doğru şekilde davranıp barınaktan ya da sokaktan bir evcil hayvan sahiplenecekseniz; aşılarının tam olduğuna dikkat etmeli ve sağlık kontrollerinden geçirmelisiniz. Evcil hayvanlar yalnızca kedi ve köpekten oluşmaz. Balıkları ya da kuşları da evinizin bir üyesi yapmayı tercih edebilirsiniz. Üstelik bebekli evlerde kedi ve köpek dışındaki evcil hayvanları tercih etmek çok daha rahat bir seçim olacaktır.

Anne&Bebek

Bebekli Dünyanız Partnerinizle İlişkinizi Nasıl Etkiliyor

bebek-iliskinizi-nasil-etkiliyor

Çocuk yapmanız planlı olsa bile yeni hayatınıza hazırlıklı olmalısınız. Özellikle de çocuk yapmak kadınlar için en büyük değişimlerden birisi. İlk değişiminizi fiziksel olarak daha sonra dünyaya bakış açınız ve partnerinizle olan ilişkilerinizde değişimler olacak. Anne kadar baba da değişimlere uğrayacak. İkiniz de artık uykunuzu, gelirinizi, ailenizi, zamanınızı, arkadaşlarınızı, hayattaki rolünüzü çocuğunuzla paylaşacaksınız. Yaşamınıza çocuğu katmak büyük değişimler getirecektir. Bu mükemmel olay beraberinde küçük yorgunluklar getirse de anne-baba ve çocuk için keyifli hale getirmek de yine sizin elinizde. Bebekli dünyanız partnerinizle ilişkinizi nasıl etkiliyor

Anne ve Babadaki Psikolojik Etkiler

Bebeğin doğumu elbette her anne babayı olumlu etkileyecek bir olaydır. Ancak zaman zaman bebek bakımının zorluğu, olumlu duygular yaşanırken yerini kızgınlığa bırakabilir. Bu duygu değişimleri özellikle annede sıklıkla görülecektir. Anne bir gün kendisini işine, arkadaşlarına uzak hissederken ertesi gün oldukça sıcak davranışlar sergileyebilir. Bir pembe yaşam tablosu yaşamak isteyen anne babaların doğum sonrasında hayatlarındaki değişikliklere kendilerini hazırlaması oluşabilecek sorunların daha kolay halledilmesine yardımcı olacak.

Doğum Sonrası Cinsel Yaşamda Değişiklikler Oluyor Mu?

Hamilelik sonrası cinsel duyguların oluşumu bazı kadınlarda etki gösterirken bazı kadınları etkilemez. Hamilelik sonrasında vücutta oluşacak olan değişimlerle birlikte kadının bazı bölgelerinin hamilelik öncesine göre daha fazla ya da daha az duyarlı hale getirir. Bazı kadınlar doğum sonrası cinsel isteklerini biraz kaybedebilir ya da ilişki anında çeşitli acılar hissedebilir. Bu durum cinsel isteğin azalmasının yanında bebeğin güvenliğiyle de ilgili endişelerin ortaya çıkmasına da sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu konu hakkında uzman hekimlere gidilmesini tavsiye ediyorum.

Çiftlerin Birbirine Olan Duyguları

Doğum sonrası çiftler birbirleriyle oldukça iniş çıkışlar yaşayabilir. Doğum sonrasında eşime bir kez daha aşık oldum, bebekten sonra ilişkimiz oldukça olumlu sonuçlar verdi ya da tam tersi ona çok kızgınım beni hiç anlamıyor, bütün gün bebeğe bakmanın zorluğunu bilmiyor gibi cümleleri aynı zaman diliminde kullandığınızı fark edeceksiniz.

Anne&Bebek

Bebeğinizi Emzirmenin Faydaları

emzirmenin faydaları

Emzirmek hem bebeğin ihtiyaç duyduğu besin ögelerini sağlar hem de anne ile bebeğin bağ kurabilmesi için bir araçtır. Birçok sağlık uzmanı yeni doğan bebeklerin başka herhangi bir ek gıda kullanılmadan ilk altı ay boyunca kesinlikle emzirilmesini önerir. Hem annenin hem de bebeğin sağlığı için çok önemli olan emzirmenin faydalarını sizler için derledik.

Emzirmenin Faydaları Nelerdir?

  • Emzirmek bebeğinizle bağ kurabilmeniz için çok özel bir yoldur. Bebeğinizle emzirme esnasında kurduğunuz ten teması onun kendini daha güvende ve rahat hissetmesini sağlar.
  • Emzirmek annede oksitosin adı verilen bir hormonun salgılanmasını sağlar. Bu hormon annede sevgi duyusunu tetikler,  içgüdüsel davranışların yönlendirilmesini kolaylaştırır. Ayrıca oksitosin rahmin küçülerek hamilelikten önceki boyutuna gelmesini kolaylaştırır, süt salgısının sağlanmasına destek olur.
  • Anne sütü bebeğinizde oluşabilecek ishal, soğuk algınlığı, idrar yolu enfeksiyonları, astım gibi hastalıklara sebep olan enfeksiyonların görülme riskini azaltır. Bebeğinizi emzirerek onu diyabet, obezite ve kalp hastalıklarına karşı koruyabilirsiniz.
  • Anne sütünün faydalarından bir diğeri de bebeğinizin çene gelişimini desteklemesi, sinir sistemi, bağırsak gelişimi ve zeka gelişimini olumlu yönde etkilemesidir.
  • Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlamak doğum kanamalarının azalmasına yardımcı olur. Emzirmek ayrıca göğüs kanseri, yumurtalık kanseri, kemik erimesi ve anemi gibi hastalıkların oluşum riskini azaltır.
  • Emzirmek doğum sonrası kilolarını daha kolay verebilmenizi sağlar. Emzirerek doğum öncesi vücut yapınıza daha kolay ve hızlı bir şekilde kavuşabilirsiniz.

Emzirme döneminizde sütünüzün yeterli miktarda olması için günlük yaklaşık 450-500 kalori almanız gerekir. Bu dönemde bol bol su içmeli, yulaf, havuç, yeşil yapraklı sebzeler, kayısı, incir, hurma gibi anne sütünü artıran besinler tüketmelisiniz. Sigara ve alkol ürünleri sütün besleyiciliğini azalttığı ve bebek için son derece zararlı olduğu için bu dönemde bu tip kötü alışkanlıkları bırakmalısınız.

Anne sütü her zaman taze, doğal, katkısız ve bebek için uygun sıcaklıktadır. İstediğiniz an elinizin altında ve bedavadır. Bebeğinizin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olabilmek ve hem kendi sağlığınızı hem de onun sağlığını koruyabilmek adına doğumdan sonraki ilk altı ay boyunca bebeğinizi emzirmenizi öneririz.

Anne&Bebek

Doğum Sonrası Ödem Nasıl Atılır?

doğum sonrası ödem

Hamilelik sırasında sıkça yaşanan problemlerden biri ödem. Hamilelik boyunca vücutta damarlarda dolaşan kan hacmi % 50’den fazlaya ulaşır, ayrıca su tüketimi arttığı için damarlarda bulunan sıvı miktarı da beraberinde artış gösterir. Damarlarda bulunan sıvının artması ile birlikte damarlar genişler ve bir süre sonra sıvı hacmi tamamen karşılanamadığı için, fazla sıvı hücrelerde birikim yapar. İşte bu birikim ile doğum sonrası ödem meydana gelir.

Doğum Sonrası Ödem Neden Olur?

Doğum sonrası ödem genellikle gebelik döneminde yanlış beslenme alışkanlıklarından kaynaklanır. Sıcak havalar da ödem oluşumunu hızlandırabileceği gibi sezaryen ve epizyotomi gibi durumlar da ödeme sebep olabilir. Şişlik olarak da tanımlanabilecek ödem en çok ayaklarda ve ayak bileklerinde meydana gelir. Eğer anne çoğul gebelik gerçekleştirmişse ödem semptomları daha şiddetli görülür. 

Doğum Sonrası Ödemi Atmanın Yolları

1 . Ayakları Havaya Kaldırmak 

Doğum sonrası ödem nasıl geçer sorusunun en etkili yanıtlarından biri ayakları sık sık havaya kaldırmaktır. Eğer doğumunuzdan sonra ödem problemi ile karşı karşıyaysanız gün içerisinde fırsat buldukça uzanarak ayaklarınızı bir yastığın, sandalyenin ya da benzer bir nesnenin üzerine koyarak havaya kaldırmalısınız. Otururken bacak bacak üstüne atmamalı, ayaklarınızı sarkıtarak oturmamalısınız. 

2 . Bol Su İçmek

Doğum sonrası meydana gelen ödem problemini ortadan kaldırabilmek için yapabileceğiniz bir diğer şey de bol su içmek. Su içmek bilinenin aksine ödemi artırmaz azaltır. Su fazlalığı ödem oluşumuna sebep olan şey değildir. Ayrıca su içmek emziren annelerin sütünü de artıracağı için ekstra faydalıdır. 

3 . Yürüyüş Yapmak 

Gün içinde düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak ödem şikayetlerinizin azalmasına yardımcı olur. Yürüyüş sayesinde bacak toplardamarlarınız daha sağlıklı ve etkili bir şekilde görevini yerine getirir. Doku aralığında biriken sıvılar yürüyüş ve egzersiz ile birlikte daha kolay dağılır. 

4 . Tuz Tüketimi 

Tuz normal şartlarda ödem oluşumunu artıran bir besindir. Vücuttaki suyu tutar, özellikle bacak ve bileklerde şişliklere sebep olur. Tuzu azaltarak ödem oluşumunda da büyük bir azalmaya gidebilirsiniz. Yüksek miktarda sodyum içeren gıdaları beslenme programınızdan çıkarmak , uygun miktarda tuz tüketerek yediklerinize dikkat etmek doğum sonrası ödemi atmanıza yardımcı olacaktır. 

Anne&Bebek

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum Sonrası Depresyon

Hamilelik dönemi birçok anne adayı için mutluluk ve heyecan verici bir dönem olsa da kimi zaman bazı anne adayları için ruhsal anlamda zorlayıcı olabilir. Özellikle hamilelik döneminin ve doğum sonrasının getirdiği değişimler ve değişiklikler annede zihinsel ve duygusal durumu olumsuz etkileyerek depresyona ( postpartum depresyon) sebep olabilir. Yaygın olarak doğumdan sonraki ilk haftada ortaya çıkan doğum sonrası depresyonu ile bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz. 

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri

  • Sık sık yaşanan ağlama krizleri
  • Uyku problemleri
  • Sürekli bir üzgünlük ve melankoli hali
  • Baş ağrıları
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Sinirlilik
  • Konsantrasyonda güçlük
  • İştahsızlık
  • Şaşkınlık

Doğum Sonrası Depresyon Neden Olur?

Genellikle psikolojik yardım gerektiren doğum depresyonunun, hamilelikte yükselen östrojen ve progesteron düzeylerinin doğum sonrası bir anda düşmesinden dolayı olduğu düşünülür. Tiroid bozuklukları, folat eksikliği de gebelik sonrası depresyonun biyolojik nedenleri arasındadır. Bunlar dışında hormonal değişiklikler, sosyal stres, hamileliğin sona ermesi ile fetusla olan yakınlığın bitmesi de doğum sonrası depresyona yol açabilir.

Postpartum depresyon dikkate alınmadığında ve tedavi sürecine geçilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilir. Basit belirtiler gösteren rahatsızlık zaman içerisinde panik atak, bebeğe karşı ilgisizlik, anksiyete, ölüm ve intihar düşüncelerine kadar varabilir. Doğum sonrası depresyonun tedavisi için doktor gözetiminde anti-anksiyete veya antidepresan ilaçlar kullanılmalıdır. Ancak emziren anneler için antidepresan kullanımı uygun bulunmadığı için anneye kadın doğum ve psikiyatri  doktorlarının bir arada uygulayacağı bir tedavi planı uygulanmalıdır. Bu noktada anneye ilaç tedavisi yerine psikoterapi uygulanabilir. Birçok kadında tedavi ile birlikte depresyon belirtileri en geç bir yıl içerisinde ortadan kaybolur. 

Doğum Sonrası Depresyonu Yenebilmek için Öneriler

Eğer doğum sonrası yukarıda yazan belirtilerden bir ya da birkaçını gözlemliyorsanız tedavi haricinde kendiniz de bazı önerileri uygulayabilirsiniz. Uykunuzu iyi almak, bebek uyurken birlikte uyumaya ve dinlenmeye çalışmak, eş ile iş bölümü yaparak bebeğin bakım yükünü paylaşmak depresyonu yenmenizde yardımcı olacaktır. Ayrıca hamilelik sırasında ve sonrasında beslenmeye dikkat etmek ve çevrenizdekilerden bebek bakımı konusunda yardım istemek doğum sonrası depresyonu ile başa çıkmanıza yardımcı olacak ipuçları arasındadır.